Bu, Türkiye'nin en ünlü kültür ve sanat şehri olan Konstantinopolis, Bizans ve İstanbul'dur. Şehir, Avrupa ve Asya kıtaları arasında, üç kenarı olan bir üçgen şeklindeki bir yarımadada yer almaktadır. İstanbul, iki kıta arasında kültürel ve medeniyet köprüsü olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, şehir Türkiye'nin en büyük ana deniz limanını ve ülkedeki en ünlü ve en güzel turistik cazibe merkezlerinden bazılarını barındırmaktadır. Tüm bunların yanı sıra, coğrafi konumu sayesinde İstanbul, Asya ve Avrupa arasındaki önemli ticaret yollarında yer alan önemli bir kültürel, ekonomik ve siyasi merkezdir. Bu gelişen şehir hakkında daha fazla bilgi mi istiyorsunuz? O halde, tarihini ve en önemli turistik yerlerini keşfedelim ve daha fazlasını öğrenelim...

İstanbul'un Tarih Boyunca Gelişimi

 İstanbul, tarih boyunca birçok değişim ve gelişim yaşamıştır. Şehir, her köşesinde iz bırakan birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şehirde birçok imparatorluk hüküm sürmüştür; örneğin, Antik Yunan devleti, M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllarda şehri yöneten ve kolonileştiren ilk devletlerden biridir. Daha sonra Pers ve Bizans kolonileri şehre gelmiştir; bu dönemde birçok kilise inşa edilmiştir, bunlardan en ünlüsü daha sonra camiye dönüştürülen Ayasofya'dır. Bizans İmparatorluğu'nun düşüşünden sonra, Bizanslıların şehir üzerindeki yönetimi yıllarca devam etmiştir, ta ki Osmanlı Devleti şehri fethedene kadar. 

İstanbul'un İslami Fethi

İstanbul, 1453 yılında Osmanlı padişahı II. Mehmet tarafından fethedilmiştir ve Ayasofya ile diğer Bizans kiliseleri camiye dönüştürülmüştür. Bu dönemde Osmanlı İslam yönetimi altında şehir, mimari ve inşaat alanında bir gelişim ve refah yaşamıştır; bu da Osmanlı medeniyetinin ve gelişiminin bir göstergesi olmuştur. Bu dönemde inşa edilen en ünlü saray ve yapılar arasında Topkapı Sarayı bulunmaktadır. 

Türkiye Cumhuriyeti

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin çöküşünden sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla büyük değişimlere uğramıştır. En önemli değişikliklerden biri, İstanbul yerine Ankara'nın Türkiye'nin başkenti olarak seçilmesi ve böylece Ankara'nın Türkiye'deki ikinci en ünlü ve önemli şehir haline gelmesidir... Peki, şehrin adı ne zaman İstanbul olarak değişti?

Gerçekten de, şehir 1930 yılına kadar Konstantinopolis adıyla anılmaya devam etti; o yıl Türk Posta Ofisi, ismi resmi olarak İstanbul olarak değiştirmiştir.

İstanbul'un Altyapısının Gelişimi 

20. yüzyılın başlarında, şehirdeki nüfus büyük bir artış göstermiştir, bu da yetkilileri altyapıyı tamamen geliştirmek için ciddi bir şekilde çalışmaya zorlamıştır.  

  • Modern otoyollar inşa edilmiş ve şehrin Asya ve Avrupa taraflarını bağlamak için büyük projeler gerçekleştirilmiştir; Boğaziçi Köprüsü, 1973 yılında dünyanın dördüncü en uzun asma köprüsü olarak inşa edilmiştir.
  • Eski binalar yenilenmiş ve gökdelenler inşa edilmiştir. 
  • Şehir, dünyanın dört bir yanından yatırımcıları çekmeye başlamış, sanayi ve turizm alanları gelişmiş ve Türkiye'nin ekonomisi canlanmıştır.
  • Tüm bunların yanı sıra, Türkiye, eğitim alanına önem vermeden ilerleme kaydedilemeyeceğini fark etmiştir; bu nedenle eğitim alanı geliştirilmiş ve Türkiye'deki üniversiteler kapsamlı ve bütünsel bir şekilde inşa edilmiştir.

İstanbul'un En Ünlü Sembolleri

Eğer Türk dizilerine meraklıysanız, İstanbul'daki en önemli sembolleri tanımış olmalısınız; isimlerini bilmeniz gerekmiyor, ancak gözlerinizin Türk dizilerinde veya filmlerinde ünlü yapıları görmüş olması muhtemeldir. Şehrin her köşesinde, şehrin köklü tarihine tanıklık eden birçok yapı ve eser bulunmaktadır. İstanbul'un kalbinde bazı özel yapıları tanıyalım…

  1. Boğaziçi Köprüsü ayrıca "15 Temmuz Şehitler Köprüsü" olarak da bilinir:  Şehrin en ünlü sembollerinden biridir. Boğaziçi Köprüsü, asma bir köprü olup, dünyanın en önemli mühendislik başarılarından biridir. Köprü, Asya ve Avrupa kıtalarını Boğaziçi üzerinden bağlamaktadır. İstanbul'un Avrupa tarafındaki Ortaköy ile Asya tarafındaki Beykoz arasında uzanmaktadır. Boğaziçi Köprüsü'nün uzunluğu yaklaşık 1,560 metredir ve genişliği 33 metredir.
  2. Taksim Meydanı: İstanbul'un en ünlü sembollerinden biridir ve önemli bir turistik cazibe merkezidir. Taksim Meydanı, Türkiye'nin en ünlü heykelini barındırmaktadır; bu heykel, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu kutlamak için inşa edilmiştir. Heykelin yüksekliği 11 metredir. Meydan ayrıca, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlayan çeşitli kafe, restoran, mağaza, kültürel merkezler ve lüks otellerle doludur. 
  3. Galata Kulesi: Haçlı Seferleri döneminden günümüze kadar, tarihi Galata Kulesi İstanbul'un tarihini simgelemektedir. Kule, Galata bölgesinde yer almakta olup, uzun silindirik bir yapıya ve belirgin bir konik çatıya sahiptir. Kule, birçok aşamadan geçmiştir; Haçlılar tarafından bir kale olarak kullanılmış, Osmanlılar tarafından gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır, ta ki kule yenilenip ziyaretçilere açılana kadar. Ziyaretçiler, kuleye çıkarak gün batımını izleyebilir ve Boğaziçi ile Haliç manzarasının tadını çıkarabilirler.
  4. Ayasofya: Türkiye'nin en eski ve en ünlü turistik yapılarından biridir. Bizans mimarisinin bir örneğini sergilemektedir; geçmişte bir kilise olan Ayasofya, İstanbul'un İslami fethi sonrasında camiye dönüştürülmüştür. Osmanlılar, camiye bazı İslami özellikler eklemişlerdir, bu da şehrin İslami yönetim dönemine tanıklık etmektedir. Ancak bu durumla sınırlı kalmamış, cami daha sonra tarihi bir müze haline gelmiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra UNESCO tarafından dünya mirası olarak kaydedilmiştir; ancak son zamanlarda tekrar cami olmuştur.
  5. Topkapı Sarayı: UNESCO tarafından kaydedilmiş olup, dünyanın en eski tarihi alanlarından biridir; en ünlü ve köklü Türk saraylarından biridir. Topkapı Sarayı, Haliç ile Marmara Denizi arasında, tam olarak İstanbul'un Fatih semtinde yer almaktadır. Saray, Osmanlı mimarisinin bir örneğini sergilemekte olup, Osmanlı mirasına ait birçok seramik, mücevher ve silah barındırmaktadır.

Sonuç olarak, İstanbul hakkında bu kadar kısa satırlarda konuşmak mümkün değildir; bu, geçmişten günümüze dünyanın dört bir yanından gelenlerin uğrak yeri olan köklü bir şehirdir. Şehir, her yıl binlerce turisti ve çeşitli amaçlarla gelen ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Gelenler arasında, şehri turistik amaçlarla ziyaret edenler ve dünyanın en iyi ve en köklü tarihi yapılarının tadını çıkarmak isteyenler bulunmaktadır; bazıları ise İstanbul'un önde gelen üniversitelerinde eğitim almak için gelmektedir. Şehir, Medipol Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi İstanbul gibi en güçlü özel üniversiteleri barındırmaktadır. Eğer siz de bu özel şehri hem eğitim almak hem de keyif almak amacıyla ziyaret etmek istiyorsanız, her adımda size yardımcı olmak için bize katılmanız yeterlidir.